Bu grupta yeralan hastalıklar cinsel yolla bulaşan ve erkek ve kadında genital bölgede ülser (yara şeklindeki lezyon) oluşumuyla belirti veren hastalıklardır. Bu grupta en sık Herpes Simpleks enfeksiyonu (genital "uçuk" hastalığı) ve sifiliz (frengi) görülür. Diğer genital ülser hastalıkları nispeten daha ender görülür (şankroid, lenfogranuloma venereum ve granuloma inguinale). Genital bölgede ülser behçet hastalığı, kanser, ilaç allerjisi gibi nedenlere bağlı olarak da görülebilir.
FRENGİ (sifilis) 1
Ülkemizde frengi, belsoğukluğundan daha az görülen bir hastalıktır. 2.Dünya savaşı sırasında dramatik olarak artış göstermiştir.
Şimdilerde genç erkekler arasında yaygın olan bir hastalıktır. Bunların yaklaşık %50’si homoseksüel yada biseksüeldir. Ancak buradan Frengili erkek hastalar hakkında yanlış bir kanı ortaya çıkmasın.
Hastalığı yapan etken spiroket bir bakteridir. 1905'de, Schaudinn ve Hofmann tarafından bulunmuş ve Treponema Pallidum adı verilmiştir.
Klinik olarak Frengi, doğuştan ve tedavi edilmemiş olarak 4 ayrı evrede ortaya çıkar:
1.Aşama (10 - 90 gün )
Bu dönem hastalığın tedavisi için en uygun dönemdir.
Bir hafta ile üç ay içinde gelişen şankır ile kendini gösteren evredir.
Vücuda giriş yerinde mercimek büyüklüğünde kırmızı, ağrısız bir kabartı, şişkin ve düzgün kenarlı bir genital ülser ile kendini belli eder. Buna "frengi şankrı" denir. Frengi şankrı, ağrısızdır, çok defa bir tanedir. Şankır çıktıktan 8-10 gün sonra, o bölgenin lenf bezlerinde frengi mikropları yerleşerek onları şişirirler. Bezler sert ve ağrısızdır. Şankır kendiliğinden yavaş yavaş iyileşir. Kadın hastaların %50’si ve erkek hastaların %30’u şankır’ı fark etmeyebilirler.
2.Aşama (1-3 ay )
Bu evrenin en sık görülen bulgusu “deri döküntüleri”dir. Mikrobun vücuda girişinden yaklaşık iki ay sonra, vücuttaki bütün “lenf bezleri şişer”ler ki bu ikinci devrin ilk belirtisidir. Dış genital organlarda ve anogenital bölgelerde lezyonlar “kondiloma lata” diye adlandırılan geniş kabarık plaklar şeklinde olabilir. Düzensiz bir ateş, geceleri artan baş ağrısı, düşkünlük, iştahsızlık, terlemeler, kemiklerde geceleri artan ağrılar ve uyutmayan sinirsel ağrılar gibi genel semptomların görüldüğü evredir. Dalak büyüyebilir ve sarılık da olabilir.
Latent Frengi
İkincil Frengi’li tedavi edilmemiş tüm hastalar 4-12 hafta içinde kendiliğinden gerileme gösterir ve Latent yani Gizli Frengi denen döneme girer. Bu zaman aralığı belirtisiz bir dönemdir. Bu dönemde hastalar ya ara ara İkincil Frengi atakları ya da belirtisiz bir hastalık geçirirler.
3.Aşama (4-10 yıl sonra )
Dördüncü yıldan sonra başlar. Tedavi edilmeyen hastaların yaklaşık 1/3’ünde bu evreye ulaşılır.Bu devrede mikrobun gücü azaldığı için, bulaşma özelliği de azalmıştır. Bu dönemde vücutta pembemsi, 1-2cm çapında halkalar yapabilen lekeler görülür. Genellikle kalp ve damar sistemini tutar. Daha az sıklıkla da sinir sistemini tutar. Karaciğerlerde gom adı verilen kaba nodüller oluşur. Karaciğerin bu görünümüne hepar lobatum adı verilir. Ayrıca kemik, eklem ve testis gibi organlar da gomlar görülebilir.
4-Doğumsal Yolla
Doğuştan olan frengi, frengili bir kadının hamileliği sırasında mikropların bebeğe geçmesinden dolayı ortaya çıkar. Ancak belirtiler fötüs 4. aydan sonra etkilendiğinde ortaya çıkabilir.
Doğuştan olan frengi üç bölümde incelenir:
Cenin frengisi: Cenin, genellikle 6-7. aylarda ölür ve düşük halinde dışarı atılır.
Süt çocuğu frengisi: Belirtiler ya doğarken vardır veya birkaç hafta sonra ortaya çıkarlar. Çocuğun el içi ve ayak tabanlarında içi su dolu kabarcıklar vardır. Özel bir nezle hali vardır. Dalak büyük olup yalancı felç de görülür. Deride ve ağız içinde çeşitli frengi hasarları görülür.
Gecikmiş çocukluk frengisi: Belirtiler dört ve daha ileri yaşlarda ortaya çıkarlar. Burada damak iltihaplanması, çentikli dişler, gözün camsı cisminde bozukluk, burun çöküklüğü ve iç kulak sağırlığı söz konusudur. Damak kırmızı ve ağrılı bir hal alır, ağzın içi beyaz kabarcıklarla çevrelenir ve ateşli nöbetler geçirilir.
Genel Belirtiler
Genital bölge ve kasıklarda rahatsızlık,
Yorgunluk,
Mercimek büyüklüğünde kırmızı ve ağrısız bir kabartı,
Vücuttaki bütün lenf bezleri şişerler,
Deri altı nodülleri,
Şaç dökülmesi,
Alında sert şişlikler,
saç dökülmesi,
Dudak üzerinde beliren sertlikler,
Deri renginde değişiklikler,
Deride pembe lekeler,
Deride küçük kabartılar,
Deride cerahat toplantıları,
Boyun bezlerinin şişmesi,
Cerahatli yaraların olması,
Kolda akıntılı yaralardır,
Menenjit,
Çeşitli felçler,
Körlük,
Sağırlık,
Kalp hastalıkları,
Ölüm.
Korunma Yolları
Kuşkulu cinsel temastan uzak durmak,
Tek eşlilik,
Kondom kullanmak,
Gebelerin sifiliz yönünden taranması.
Bulaşma Yolları
Cinsel Temas: Vajinal, anal veya oral seksle,
Doktor ve hastabakıcılarda mesleki olarak,
Kan nakli,
Ceninin virüsü taşıyan anneden hastalığı alması.
Tanı
Hastalığın hikayesi,
Fizik Muayene,
Karanlık Saha Mikroskobisi: Şankırın tabanından kazınarak alınan materyalin mikroskop altında incelenmesinde spiroketlerin görülmesi gerekir.
Frengiye Özgül Olmayan Testler:VDRL veya RPR Testleri ( Tarama testi olarak kullanılırla.)
Frengiye Özgül Testler: FTA-ABS, TPHA, ELISA Testleri ( Tanıyı doğrulamak için kullanılırlar.)
Tedavi
Penisilin.
Tedavi doktor kontrolü altında yapılmalıdır.
Tedavinin etkinliği özel frengi testleri yapılarak araştırılır.
Frengi Hakkında Bilinmeyenler
Bir kişi Frengi geçirip tedavi edildikten sonra tekrar Frengi’ye yakalanabilir, tekrar bulaşabilir ve hastalık oluşabilir.
Enfekte kişiyle cinsel temas sonrası bulaşma riski yaklaşık 1/3’tür.
Frengi olanlarda HIV enfeksiyonu yani AİDS, olmayanlara göre 2 - 5 kat daha fazla görülür.
Tuvaletlerden, hamamlardan, saunalardan, kapı kollarından, yüzme havuzlarından, giyim eşyaları ve ortak kullanılan araçlardan ve gereçlerinden bulaşmaz.
Bütün vücudu etkileyen bir hastalıktır.
Erken gebelik döneminde hastalığa yakalanıldığında enfeksiyon plasenta yoluyla bebeğe bulaşabilir ve doğacak olan bebekte çok ciddi anomalilere yol açabilir.
Frengi mikrobu çok dayanıksız bir yapıya sahiptir. Nemli yerlerde bir süre canlı kalabilirse de kuruluğa hiç dayanamaz. Sabun ve antiseptik maddelere karşı direnci hemen hiç yoktur.
Anne Frengi hastasıysa, gebelik sırasında bebeğe geçme riski yüzde 40’dır.
Annenin frengi virüsü taşıdığının saptanması halinde bebeğin, annenin genital organıyla temas riskini ortadan kaldırmak için sezaryenle doğumu gereklidir.
Frengili doğan bebeklerin yaklaşık yüzde 10’u doğumdan sonra kaybedilir.
Yüzde oluşan frengi yaraları oral seks ile genital bölgeye taşınabilir.
Elle yapılan temasla da frenginin genital bölgelere taşındığı nadir de olsa görülmektedir.
Çoğunlukla genital organlar ve dudaklarda görülen frengi, yanaklar, burun kenarları, göz çevresi, kasıklar gibi vücudun diğer bölgelerinde de görülebilir.
Frengi (sifilis) hakkında 2
Frengi, Treponema pallidum adı verilen bir bakterinin (mikrop) neden olduğu cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde, bu bakteri zaman içerisinde vücuda yayılarak birçok organda hasara neden olur.
Yaygınlık
Frengi en sık rastlanılan cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biridir. 1995 yılı Dünya Sağlık Teşkilatı tahminlerine göre her yıl yaklaşık 12 milyon kişi hastalığa yakalanmaktadır. Hastalık en sık Güney ve Güneydoğu Asya'da görülmektedir. Son yıllarda Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra ortaya çıkan Bağımsızlıklarını Yeni Kazanmış Devletler'de de hastalığın giderek arttığı bildirilmektedir.
ilk Belirtiler
Hastalık; penis, vajina, anüs (makat) ya da ağız yolu ile bulaşır. Mikrobun sağlam kişiye bulaşmasından sonra ilk belirtiler 10 gün ile 3 ay içerisinde ortaya çıkar. Hastalıkta bir veya daha fazla sayıda, üstü açık, bir santimetre boyutlarında , sert, ağrısız "şankır" adı verilen yaralar oluşur. Bu yaralar, genelde bakterinin ilk bulaştığı cinsel organlar etrafında oluşur. Mikrop daha sonra kan yolu ile bütün vücuda yayılır. Kasık ve boyun lenf bezleri şişebilir.
Frengi şankırı ne zaman ortadan kalkar
İster tedavi edilsin ister edilmesin frengi şankırı birkaç hafta içerisinde kendiliğinden kaybolur. Tedavi görmeden yaraların iyileşmesi hastalığın iyileşmesi anlamına gelmez. Bu devrede tedavi edilmeyen hastalarda hastalık ilerler.
Şankır döneminde tedavi edilmez ise
Hastalık şankır döneminde tedavi edilmez ise, yaraların ortaya çıkışından itibaren 3-6 hafta içerisinde, ellerde, ayaklarda ve vücudun diğer kısımlarında kırmızılıklar (döküntüler) oluşur. Bu kırmızılıkların olduğu bölgelerde de bakteri bulunmaktadır. Bakteri, fiziksel temas sonucu, bu bölgelerdeki yara, sıyrık gibi kısımlardan sağlam kişiye bulaşabilir. Döküntüler genellikle birkaç hafta ya da ay sonra kendiliğinden ortadan kalkar. Döküntüleri ile birlikte; hafif ateş, yorgunluk, baş ağrısı, boğaz ağrısı gibi belirtiler de bulunabilir. Tedavi edilmeyen vakalarda dahi, bu belitiler kendiliğinden kaybolabilir. Frenginin ikinci dönemi olarak bilinen bu dönem 1-2 yıl devam edebilir.
Döküntü döneminde de tedavi edilmez ise
Gerek birinci, gerekse ikinci dönemde tedavi edilmeyen frengi vakalarının üçte birinde, hastalık uzunca bir süre sessiz kaldıktan sonra daha ileri bir döneme gider. Bakteri kalp, gözler, beyin, sinir sistemi, kemikler, eklemler başta olmak üzere vücudun birçok yerinde hasarlara neden olur. Bunun sonucu ruhsal bozukluklar, körlük, felçler ve ölüm meydana gelir.
Gebe kadından bebeğine
Tedavi edilmeyen frengili gebe kadından, bakteri hamilelik esnasında bebeğe bulaşabilir. Bulaşım riski % 70 dolayındadır. Bu gebelerin ise yaklaşık % 25'i, ölü doğum ya da erken dönem bebek ölümü nedeni ile çocuklarını kaybederler.
Kan nakli ile
Hastalık mikrobu kanda da bulunduğundan kan donörlerinde frengi testi yapılır. Test sonucu hastalık bulunduğu anlaşılırsa kan başkalarına verilmez. Kontrolsüz kan nakli ile hastalık sağlam kişiye bulaşabilir.
Tanı
Frenginin ilk belirtileri diğer bazı hastalıklarda da bulunabilir. Bu nedenle hastalık tanısı sadece hekim tarafından konulabilir. Hekim yaralardan alacağı örnekte mikroskop altında bakteriyi görebilir. Bunun yanında tanı koymaya yardımcı kan testleri de vardır. Ancak, ilk 3 ay testlerin yalancı negatif sonuç (mikrobu taşıdığı halde negatif sonuç çıkması) verebileceği de akılda tutulmalıdır.
Tedavi
Frengi genellikle penisilin tedavisi ile kolayca iyileşir. Penisilin dozu ve uygulama şekli hekim tarafından belirleneceğinden, cinsel organları etrafında frengi şankırı olanlar kendi kendilerine ilaç kullanmamalıdır. Tedavinin başlangıcından genellikle 24 saat sonra bulaştırıcılık kaybolur.
DİKKAT Edilmesi Gerekenler
Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayınız !
Cinsel yolla bulaşan hastalık belirtilerinden kuşkulandığınızda hekime başvurunuz.
Cinsel eşinizin de muayene ve gerekirse tedavisini yaptırınız.
Daha önce frengi geçirmiş, ya da o anda şankır belirtileri olan bir kişi iseniz kan bağışında bulunmayınız. Sağlık personelini bu konuda uyarınız.
Önlem
Cinsel ilişkide kondom kullanınız. Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayınız. Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayınız. Alkol ve uyuşturucunun doğru ve sağlıklı düşünmeyi engelleyerek, cinsel ilişki sırasında olumsuz davranışlara neden olabileceğini belleğinizden çıkarmayınız. Size nakledilecek kanda gerekli testlerin yapılıp yapılmadığını sorunuz. Hamile iseniz, doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kotrollerinizi yaptırınız
önizleme yok.